20 Temmuz 2015 Pazartesi

Hollanda'da yaşamak ister misiniz?

"Yazı, 2017 Ocak ayında güncellenmiştir."
 

"Hollanda'da yaşamak istiyorum!"

Her gün bu başlık altında onlarca mail alıyorum. Hollanda'ya taşınmak istiyorum, nasıl giderim, süreç nedir, iş bulur muyum, Hollandaca şart mı, ne yapmam lazım...


O kadar çok kişiye aşağı yukarı aynı cevabı ve tavsiyeleri verdim ki, artık bununla ilgili bir yazı yazmanın vakti geldi sanırım. Fakat her şeyden önce şunu belirteyim, ben uzman değilim ve bu sürece dair her şeyi bilmiyorum. Size bildiğim, ülkeyi ve sistemini tanıdığım kadarıyla bilgi ve öneri vereceğim. Özellikle sosyal anlamda önerilerim daha çok yaşanmışlığa dayanırken, sistem anlamında artısı eksisi olabilir, resmi makamlardan kesin bilgi almanızı da öneriyorum. Bildiğim ne varsa, bu yazıda sizinle paylaşacağım.


1) "Hollanda'da çalışmak istiyorum, haydi ben gittim!"

Öyle olmuyor. Bu yukarıdaki cümleyi sadece AB vatandaşları söyleyebiliyor. Siz Türkiye'den kafanıza göre çıkıp ülkeye yerleşemiyorsunuz, bazı gereklilikleri var bu sürecin.

2) Hollanda'yla bir geçmişi olmayan, ortalama bir Türkiyeli insanı ele alalım. Hollanda'da çalışabilmek için, Hollanda'da bir firmanın sizi ülkeye davet etmesi, yani "oturma ve çalışma izninizi" üstlenmesi gerekiyor. Çoğu Türk direkt Türkiye'den başvuru yapıp, işlerinin onaylanması sonucu izin sürecine başlıyor. Bu izni ya oradan firma hallediyor, ya da firmanın konsolosluğu bilgilendirmesiyle siz buradan hallediyorsunuz. Yani "Ben bir gideyim de iş ararım." diye bir şey olmuyor. Önce bir gerekçe göstermeniz gerekiyor, iş gibi, Hollanda'da yaşayan biriyle evlilik veya ilişki beyanı gibi.

3) Hollandalı veya Hollanda'da yaşayan bir AB vatandaşı ile evlenirseniz, AB vatandaşı haklarına sahip olup eş durumuyla kolayca Hollanda'ya taşınıp oturma ve çalışma izni alabilirsiniz.

4) Fakat evlenmeniz şart değil. Avrupa'daki birçok yerde olan "samenwonen" sistemi Hollanda'da da var. Bu "birlikte yaşamak" anlamına geliyor. Bu da şu demek ki, eğer sizin Hollanda'da ikamet eden biriyle ilişkiniz varsa, bu kişi ilişkiyi resmi makamlara bildiriyor ve sevgiliniz ile birlikte ülkede kalabiliyorsunuz.

5) İş konusuna dönersek, genelde IT, Software gibi konulardan çok insanın Türkiye'den teklif aldığını görüyorum. Bu tarz teknolojik bölümler daha revaçta. Ayrıca iyi bir haber de vereyim, Hollanda'da birçok Türk firması ve Türkçe konuşan eleman arayan şirket de var, bu tarz yerler geçiş için daha kolay olabilir. Çok iyi araştırmak, bilgi sahibi olmak lazım. 

6) Son olarak Hollanda'da eğitim alırsanız, örneğin master için Hollanda'yı seçerseniz, okurken staj vesaire de yaparak network'ünüzü ve okuldan sonra orada kalma şansınızı arttırırsınız. Üstelik Hollanda'da, doğal olarak Hollanda okullarından çıkmış olmanız da bir artı olacaktır iş konusunda.


ÖNERİLER

Hollanda'da çalışabilmek ve yaşamak için birkaç kişisel önerim olacak. Bu önerileri gerçekleştirmeniz halinde şansınızın artacağını düşünüyorum.

1) İngilizce

Hollanda'da hemen herkes İngilizce konuşur ve birçok uluslararası firma vardır. "En azından" çok iyi İngilizce konuşmak, mümkünse IELTS - TOEFL gibi sınavlarla bunu desteklemek profiliniz için iyi bir başlangıç olacaktır. 

Maillerde "İngilizce seviyem intermediate, yeter mi?" diyen arkadaşlara da cevap olmuştur sanırım bu; Hollanda piyasası Türkiye'den daha "acımasız". Gerçekten "iyi" olmanız gerekiyor, intermediate tabii ki yetmez kısacası. Ama müthiş akademik bir dil konuşulduğunu da düşünmeyin, sadece akıcı - hızla anlayıp cevap verebildiğiniz düzeyde İngilizce'niz mutlaka olmalı diyebilirim.

Yine maillerde hep şunu diyorum, lütfen kendinize sorun "Bu işveren beni neden istesin, neden bu çalışma izni alma vesaire ile uğraşsın, buna değecek ne özelliğim var?" Bu sorunun cevabındaki eksiklikleri de doldurmaya bakmalı bir an önce. Bir de hani "portfolyo" sunabileceğiniz bir alana yönelseniz, grafik tasarım veya illüstrasyon gibi, iş verenin "Seni neden işe alayım?" sorusuna daha net bir cevap verebilirsiniz. Bu tarz yaratıcı alanların da Hollanda'da şansı olduğuna inanıyorum. 

Bir de benim alanım olduğu için reklam ajansları konusunda şunu belirtebilirim; ajansların hemen hepsi Amsterdam'da ve sadece İngilizce ile, misal full Amerikalı müşteriler ile çalışıyor. 72andSunny gibi, W+K gibi. Bu noktada portfolyo ve network çok önemli hale geliyor.



2) Hollandaca

Evet, profilinize bağlı olarak İngilizce ile de birçok iş bulunabilir; fakat Hollandaca öğrenirseniz, iş bulma şansınız katlarca artacaktır. Üstelik Hollandaca pek zor bir dil de değil bence, İngilizce konuşanlar için daha da kolay bir dil. Tek gereken süreklilik, emek ve sabır. Hollandaca öğrenme konusunda yardım isterseniz burada klik. Bu arada elbette diğer yabancı diller de ayrıca güzel olur. Yıllardır Hollanda'da yaşayıp neredeyse hiç dili bilmeyen birçok insan da var ama lisanı öğrenmek adaptasyonunuzu, Hollandalılarla ilişkinizi, sosyal hayatınızı, kültürü anlamanızı vesaire oldukça iyi etkiliyor ve kendinizi her alanda daha "buralı" hissediyorsunuz.


3) Linkedin ve Facebook

Elbette iş alanına göre değişir ama, özellikle beyaz yakalı işler için mutlaka bir Linkedin hesabı açmalı ve aktif biçimde kullanmalı. "Linkedin ne ola ki?" diyorsanız, Hollandalı kafasına ulaşmanız için biraz daha yolunuz olması muhtemel. Zira Linkedin, özellikle Avrupa'da pek popüler olan bir network sitesi. Network çok önemli sayın okur, buradan sizin alanınıza yakın isimleri ekleyebilir, hatta uygun bir mesaj dahi gönderip tavsiye isteyebilir, bağlantıya geçebilirsiniz.

Facebook'a gelirsek, yabancı expat (göçmen) gruplarına maruzatınızı belirtebilir, bizzat orada yaşayan insanlardan fikir alabilirsiniz. Aynı şekilde Hollanda'da yaşayan Türk gruplarını da bularak buradaki insanlardan tavsiye almanız, iş ilişkilerinin temelini atmanız da mümkün. Elbette tüm bunlar profesyonel sınırlar içinde oldukça güzel.

Hollanda'da network kavramı daha güçlü hissediliyor ve hırslı bir iş dünyası da olsa, iyi ilişkilere oldukça önem veriliyor. Sektörünüz fark etmeksizin iyi bir iş ve sosyal ilişki yeteneğiniz varsa, yolunuz daha açık demektir.


4) Hollanda Esintisi

Açıkçası Türkiye'de mezun olduğunuz üniversite beklediğiniz kadar "Ne kadar cool!" etkisi yaratmayabilir. Zira Türkiye'de çok klas olan birçok okulu Hollanda'da tanımıyorlar bile. Zaten genel olarak okuldan çok ne bildiğinizi, nerede çalıştığınızı görmek istiyorlar. Buna paralel olarak, siz mümkün olduğunca Hollanda'nın tanıdığı firmalarda çalışmaya da gayret edin. Türkiye'de Hollanda sermayeli birçok firma var, buralarda çalışırsanız duruma göre sizi Hollanda ofisine gönderme ihtimalleri bile olabilir, tabii bu resim oldukça nadir, başarı ve şans dolu bir ihtimal, fakat neden olmasın.

Aynı biçimde misal, Coca-Cola Türkiye'de çalışırsanız, Hollanda'ya bir iş başvurusu yaptığınız zaman iş verenlerin "Oooo!" demesi daha kolay olur. Şölen Çikolata da güzel; fakat Hollandalılar bunu bilmiyor. Gibi.


5) Belki de en önemlisi...

Hollanda'yı tanıyın, ülkeyi, kültürü bilin, sadece "Orada yaşıcam ben!" deyip bırakmayın. Bu işin çok dallı budaklı olduğunu unutmayın ve bol bol araştırma yapın, orada yaşayan bilgili insanlarla konuşun. Başka bir ülkede yaşamanın zorluklarını da kendinize hatırlatın ve doğabilecek negatif olgularla yüzleşin.  Hollandalılar ile ilgili bir şeyler okuyun; Türklere göre farklı insanlar diyebilirim. Elbette her çeşidinden var insanın ama genel olarak Türkiye'nin değer yargılarından daha farklı yargıları olabiliyor. Yapılan şakalardan mesafe anlayışına, çıkar beklentisine kadar sizi dumur edecek şeylerle karşılaşabiliyorsunuz. Bu nedenle Hollandalıların bol olduğu ortamlara ne kadar çok girerseniz sosyal adaptasyonunuz için o kadar iyi etmiş olursunuz; sadece expat'lerden oluşan ortamlara kapanmamanız iyi bir fikir olacaktır.

6) Hollanda'da Maaşlar, Kiralar, Şehirler, Hayat

Öncelikle Hollanda'da asgari ücret 1300 Euro civarı ama çok sık değişiklikler oluyor, lütfen tam miktar için araştırma yapın. Kiralar ise seçeceğiniz şehre göre çok değişken. Misal Amsterdam'da yaşarsanız en azından 900 Euro gibi bir rakamı gözden çıkarmak lazım ki bu oldukça standart altı bir ev olabilir mevkisine göre. Ama aynı fiyata yarım saatlik uzaklıktaki başka bir şehirde çok daha iyi bir ev bulmak mümkün olabilir. 

Rotterdam, Utrecht, Den Haag, Amsterdam gibi merkezi şehirlerde iş imkanı daha fazla olduğu için, bu kısımdaki ufak iller iyi bir başlangıç olabilir. Çok şeye bağlı ama sigara içmeyen birinin aylık yemek masrafı 200 Euro diyebiliriz. Tabii ne sıklıkla et yer, dışarıda yer mi gibi sorularla değişir, sadece aklınızda bir resim oluşsun diye 200 diyelim. Elektrik su çok değişken ama 200 diyelim. Bazı ufak yıllık çöp vergileri gibi giderler oluyor, bu tarz bir tablo çıkarabilirsiniz kendinize.

Hollanda'da Sağlık Sistemi 

Şimdi bu konuda yazmak için daha çok bilgi sahibi olmayı bekliyorum ama Hollanda'nın sağlık sistemi biraz sinir bozucu. Öncelikle özel sağlık sigortası yaptırmak zorundasınız, bu da kapsamına göre kişi başı 100 Euro olsun. Bu sigorta misal her şehri kapsamıyor. Yani sizin Amsterdam'daki hastanelerde geçerli sigortanız varsa ve başınıza Rotterdam'da bir şey gelirse baya ödüyorsunuz falan. Belli bir fark ödeyerek o seçeneği "tüm şehirler" yaptırdık biz mesela. Sonra, bazı doktor ziyaretlerinde "Tamam bişey yokmuş." diyor ve 2 dakika sonra çıkıyorsunuz ama 150 Euro'yu paşa paşa ödüyorsunuz falan gibi. Daha tam içinden çıkamadım sistemin, ilgilenenler eigen risico kavramını falan da okuyabilir. Konuya hakim olunca bununla ilgili ayrı bir yazı gelebilir.
  • Hollanda'nın belki de en meşhur "ev bakma sitesi" www.funda.nl. Buradan evlere bakınıp piyasayı anlamanız mümkün. Ayrıca Türkiye'de alıştığımız ev büyüklükleri Hollanda'da biraz lüx kaçabilir; evler genelde küçük ama daha güzel.
  • Ev satın almak isterseniz Hollanda'nın martgage sistemiyle taksitleri kiradan ucuz fiyatlarla birçok ev görüyorum baktıkça, tabii nasıl bir ev istediğinize göre değişir. Kolayca ev alan birçok kimse de duyuyorum etrafta hep, bu konuda da funda.nl sitesi içerdiği taksit hesaplama kısmından incelemek mümkün.
  • Hollanda'nın iki meşhur alışveriş sitesi ise www.bol.com ve www.marktplaats.nl, yine bu sitelere de bakınabilirsiniz. Göreceğiniz üzere, Hollanda'da ikinci el alışveriş sistemi de oldukça yaygın ve hemen her şehirde bu tarz mağazalar var.
  • Sanırım Türkiye'den giden insanlara hoş gelecek bir diğer şey ise, bizim "klasik şeylerimiz" burada farklı. Mesela dışarıda gördüğünüz klasik kuş cinsi, klasik ev halısı motifi, devamlı gördüğümüz klasik böcekler, ağaç ve çiçek türleri... Bu nedenle, yeniliklere açıksanız oldukça keşif ve keyif dolu bir seyahat olacağına inanıyorum. Zaten daha önce birçok postta bahsettiğim gibi, garip yiyecekler, garip adetler, garip deyişler, birçok tırnak içinde "garip" ve yeni macera sizleri bekliyor olacak.

Burada ailenizi, alışık olduğunuz her şeyi çok özleyeceğinizi de bir kenara yazın. Çok "memleketçi" değilseniz bile, sevdiklerinizin sizden uzakta özellikle zor zamanlar geçirdiğinde uzakta olmak hiç kolay olmuyor. Türkiye'de gerçekleşen olaylara oradayken belki daha alışmış oluyorsunuz ama başka ülkeden baktığınızda her şey daha ağır geliyor ve hiç de "umrumda değil" yapamıyorsunuz, haberiniz olsun. Ama en azından Hollanda'da Türkiye için var olan yanlış düşünceleri değiştirme görevimi gururla sürdürüyor, az da olsa bir işe yaradığımı hissediyorum zaman zaman. 

Bunun  dışında her şey dışarıdan göründüğü kadar parıltı olmuyor yakından. Tatile gelirken Amsterdam çok seksi gelebilir, ama güç metro koşturma baş gösterdiğinde bir süre sonra onları görmemeye başlıyorsunuz. Geleneksel biriyseniz zaten kişilikler, sosyal ortamlar sizi ziyadesiyle zorlayabilir. Her şeyini bırakıp buraya taşınacak insanların sinir sistemini hazırlamasını ve değişikliklere açık olarak, mutlu olmaya niyetli olarka gelmesini "ah aman gurbet" düşüncesinde kendisini boğmamasını dilerim. 

*

Sanırım aklıma gelen en temel maddeler bunlar. Dilerim sorularınızın cevaplarını bulmuşsunuzdur. Siz doğru adımları attığınız sürece, hayalinizin önünde durabilecek hiçbir şey yok; eğer planınız yeterince sitemli ve hayalleriniz yeterince büyük ise, istediğiniz hayata ulaşacağınıza gönülden inanıyorum.

Not: Bu yazının ardından Hollanda'da iş bulma ve yaşama dair birçok blog yazısı kaleme aldım, lütfen bloğu inceleyiniz. Google'e "Melerence Hollanda" yazarak çıkan farklı yazıları okuyarak başlayabilirsiniz.

Hollanda'da iş bulmaya dair bu yazıyı da okumanızı öneririm: Tıklayınız 

Başarılar, iyi şanslar.

Melis



"Yazı, 2017 Ocak ayında güncellenmiştir."

7 yorum:

  1. Çok aydınlatıcı olmuş. Günümüze göre de güncellenebilirse çok daha güzel olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkurler, kisa sure icinde guncelleyecegim.

      Sil
  2. Yazı, 2017 Ocak ayında güncellenmiştir.

    YanıtlaSil
  3. Ben sadece şu vize den kurtulmak istiyorum. çalışmak veya yatırım yapmak gibi bir amacım yok. Hollanda da devamlı yaşamak da istemiyorum. kısacası Hollanda da para kazanmak gibi bir derdim yok. ayrıca Hollandayı da, bilirim ve severim, birkaç Türk arkadaşım var halen orada faaliyette. Sadece bir evim olsun sorunsuz ( vizesiz ) gidip geleyim. yeterli mali güce sahibim.Bu durumda olanlar için öneriniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ne kadar sorunuz oldukça hukuki de olsa (zira Hollanda kanunları çok sık değişiyor) bildiğim kadarıyla vizesiz seyahatin tek yolu oturma izni olması. Bazı ülkelerde çıkan atıyorum 250.000 EUR ev alın oturma izni verelim muhabbetinde olduğu gibi misal. Lakin en güncel bilgi konsolosluklardan alınır tahminim.

      Sil
    2. Çok teşekkürler bilgi için.

      Sil