20 Nisan 2018 Cuma

Santorini'nin Meşhur Domates Köftesi

Merhabalar,

Uzun zamandır şöyle sohbetli bir mutfak hikayesi yazmamıştım; bugün yaz kokan bir tarif paylaşarak arayı daha fazla açmayalım istedim.

Efendim, Santorini meşhur, Yunanistan'ın en ünlü adalarından biri. Lakin unutmamak lazım ki, aynı zamanda gayet lokal köyleri olan, bu kadar turistik olmaktan önce köy kimliği olan da bir yer aynı zamanda. Bu tarz yerlerin de çoğu zaman değerli mutfak kültürleri, tarifleri bulunur malum.

İşte onlardan en meşhuru belki: Santorini'nin domates köfteleri domatokeftedes (ντοματοκεφτέδες). Ada'nın domatesleri tüm Yunanistan'da pek ünlü; ama asıl olay fakirlik döneminde et bulmak zor olunca bu tarifin türetilmiş olması aslında. Ayrıca dinlediğim yaşlı bir hanım, sıcak yenmek zorunda olmayan - akmayan, kuru bir yemek olduğu için, önceleri tarlaya çalışmaya gidenlerin yanlarına aldığı bir yemek/meze olduğunu belirtiyordu. Birçok Ege tarifi gibi bu da mis gibi kokan otlara ev sahipliği yapıyor üstelik... Yazının sonuna bir de tarif videosu ekliyorum bu arada. Haydi başlayalım hikayemize...

4 orta boy domates ile 1 soğanı incecik kıyarak başladım işe. Üzerine 2 kibrit kutusu kadar feta (veya ufalanan herhangi bir beyaz peynir), ince kıyılmış bir tutam taze nane, varsa taze fesleğen, kuru kekik, tuz ve karabiber. Şöyle kaşıkla eze eze güzelce karıştırdım harcımızın bu kısmını; kokulara dikkat kesilmeyi unutmayın burada, zira misler gibi kokuyor...

18 Nisan 2018 Çarşamba

Hollanda'dan Aile-Arkadaş Ziyareti İçin Davetiye Gönderme

Hazır kısa süre önce tecrübe ettiğim bir olayken, işine yarayanlar olabilir diye mutlaka yazmak istedim.

Hollanda'da yaşayıp çalışan biri olarak, aile veya arkadaşlarınıza vize işlemleri için davetiye gönderebiliyorsunuz. Bu, onlara "sponsor olduğunuz" anlamına geliyor.  

Her belediyede ufak farklılıklar olabilir; fakat şöyle bir toparlarsak yapacağınız işlem oldukça kolay aslında.

Hollanda'da yaşayan - sponsor olacak aylık en az brüt € 1.578,00 kazanmalı ve maaş bordroları ile bunu göstermeli. Dilerseniz adım adım yazalım:

1. Buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz formu doldurmanız gerekiyor. Bu formun ıslak imzalı orijinalini Türkiye'deki yakınınıza göndereceksiniz; express kargolar 30-40 EUR arası bir bedelle ertesi gün belgeleri İstanbul'a ulaştırıyor. (Ayrıca davetiye göndereceğiniz her bir kişiye ayrı form doldurmalısınız.)

Aşağıya görselini eklediğim, sizin, sponsor olduğunuz kişinin vs. bilgilerini yazdığınız 4 sayfalık ama kolayca doldurulan bir form. 

15 Nisan 2018 Pazar

Toprak... Bahçe 2018

Hollanda usulü sıcaklar yavaş yavaş başlamışken, bahçe toprağını temizledik geçenlerde. Ne büyük özlemdi içimdeki toprak özlemi; alanımız çok büyük olmasa da verdiği huzur ziyadesiyle büyük oluyor. Geçen sene şurada yazıvermiştim ilk mahsulü... Çok fazla "mahsullük" sebze ekmesek de, toprakta gözlerimin önünde büyüyüp yeşeren, açan herhangi bir bitki, bir can görmek anlatılmaz hisler bahşediyor her sene.


Bugün ise Hollanda'nın birçok şehrinde olan Intratuin'e gidip bahçe için birkaç çeşit fidan, ağaç, tohum alıverdik.


10 Nisan 2018 Salı

Zamanı Yavaş Geçirten Sızılar

Mutlaka yaşamışsınızdır; uzaktan tandığınız veya ünlü biri hayatını kaybeder, birkaç dakika veya birkaç gün aklınıza gelir ve sonra unutuverirsiniz. Sonra bir gün bir yerde muhabbeti açılır ve bir bakarsınız ki 3 yıl olmuş ölümünün üzerinden: "3 yıl mı! Daha dün gibi, zaman ne çabuk geçmiş!"

Bugün anneannemi kaybedişimin üzerinden 1 sene geçti. 1 sene ne ki? 

Altı üstü 12 ay, hayat telaşı falan derken 'kısa bir süre' sayılabilir 1 senecik. Ama bana sanki 3-4 yıl geçmiş gibi geliyor bugün...  Bu tecrübeyle anladım, zamanı yavaş geçirten sızılar varmış. Biz de döndük hayatımıza, alışmaya çalışıyoruz belki ama hiç de hızlı geçmedi. O kadar sık O'nu hatırlayıp konuşup düşündüm ki, sadece 1 yılcık geçmiş olması çok garip.

Senden sonra pek çok şey oldu Nermin Hanım, çoğu da sevineceğin şeyler. Ama ben bir biçimde bunları bildiğine inanıyorum. Hani bazen, "Bak eğer duyuyorsan, ki ben duyduğuna inanıyorum..." diye sesli sesli konuşuyoruz ya seninle, belki oradan, belki aşina olmadığım farklı bir sistem aracılığıyla bizden haberin var, biliyorum. Bazen Hollanda'da, evime, salonuma geldiğini, burada sohbet ettiğimizi düşünüp seni görür gibi oluyorum. 

En enteresan şeylerden biri de, bir insan sevdiği birini gerçekten iyi tanıyorsa kendini daha iyi teselli ediyor bence. Zira ne olsa - ne cevap vereceğini, nasıl bir bakış atacağını, hangi ses tonuyla konuşmaya gireceğini, fikrini zikrini biliyor. Sanki yanındaymış gibi hissediyor, o kalbimizde yaşıyor benim için böyle bir şey.

Biliyorsun az çok, sizin 20-30'lu yaşlarınıza, o dönemki dostluklarınıza, hatta fotoğraflarınıza, çok özeniyorum hep. Tam yaşamak isteyeceğim zamanlar, dinlemek isteyeceğim şarkıların yılları, dostlukları, hep birliktelikleri. O yüzden bugün hep eski şarkılar dinledim seni anarak; mutlu mutlu şarkılar hep.

Galiba her telefon konuşmasını "Yavrum size çok dua ediyorum, gece uyumadan sıradan başlıyorum." diye giden içlenmiş ses tonun ve meşhur cupcup'unun yokluğuna alışamıyorum. Sağlık sebebiyleydi ama yine de iyi ki dünyadaki son senelerini beraber yaşadık, senden aldığım şefkat çok hakikiydi hep. 

İyi ki varsın Nermin Hanım. 

Varsın. :)

Melis