21 Şubat 2018 Çarşamba

Yunan Usulü Kabak ve Patlıcan Kızartma (Videolu Anlatım)

Kalispera!

Yunanistan'a yolu düşüp en az bir kere bu tadı tanımış herkes aynı şeyi söyler: "Biz de kabak, patlıcan kızartıyoruz ama ne yapıyor bu Yunanlar da böyle güzel oluyor?" İşte bu sorunun cevabını vermeye geldim eeey ahali :)

Arada yazıyorum şu an Yunan mutfağından tarifler paylaştığım bir Youtube kanalı açıverdim, yine Melerence isminde. Bir de bazı Türk yemeklerini de Yunanca olarak anlatıyorum, kültür elçisi tadında :p 

İşte sayın okurcuğum, geçenlerde hem bu tarifi yaptım, hem de sırlarını anlattım. Videoda o meşhur çıtırlığı yakalamak için 3 farklı yöntem görecek ve bir kolay sos tarifi bulacaksınız.





Bu arada, eğer Yunanistan'dan tadı damağınızda kalan bir yemek veya meze varsa da bana yazarsanız, en kısa zamanda onun için de bir video patlatmaktan çok mutlu olurum.

Not: Resmen birkaç gün sonra MART GELİYOOOR, smayl piliiz. :) 

Melo

19 Şubat 2018 Pazartesi

"Üşürsün de üşüdüğünü anlamazsın."

Anneannem çok iyi dikiş dikerdi. Etrafındaki hemen herkesin hayatına dokunmuştur bu yolla sanırım. 

Yaşı ilerledikten sonra öyle 'yeni projeler' yapmasa da, aile içinde ihtiyaç olan şeyleri falan dikmeye devam etti. Bunların en önemlilerinden biri de yelekleriydi. Bir sürü kendi dikimi yeleği vardı; en çok da siyah beyaz çizgili olanı giyerdi. Malum, bir yaştan sonra üşütmemek önemli bir gaye olmuştu onlar için. Özellikle dedemin kulak hassaslığı ve çok kolay hasta olması yüzünden (o öyle inanırdı en azından) evlerinde hep tatlı bir cereyanda kalma didişmesi olurdu. "Cereyan" kelimesini ağzından en çok duyduğum kişi dedemdir herhalde.

Hasta olmamaya çok dikkat ettiği için dedem, evde bir esinti olsa "yav bir yeri mi açtınız cereyan yapıyor, kızım cereyanda kalma, bak sen orada cereyanda kaldın" ve benzeri cümleleri sık sık kullanırdı.

Velhasıl, anneanneme geri dönersek, en has özelliklerinden biri sabah kalkar kalkmaz üzerine yeleklerinden birini giymesi ve gördüğü herkese de zorla giydirmesiydi. Gençliğini bilmem ama anneanneyken çok naif, tatlı bir kadındı. Hiç bağırırken ve hatta kızgınken dahi görmedim onu. Yine o yumuşak yolla "Kızım yeni kalktın bak üşütürsün, kapının arkasından yelek al giy." derdi. Kaç senelik evlerinde yatak odasının ikili koca kapısının ardına baktığımda bir yığın yelek görür, birini seçerdim öyle dediğinde.

Son zamanlarda farkediyorum da, insan büyürken farkında olmadan - desteklediğini veya hoşuna gittiğini bile bilmeden gördüğü bir sürü şeyi kişiliğine ekler, zamanı gelince ortaya çıkışlarını seyredermiş. Hatta kızdığını sandıklarını bile! Şimdi ben de yeni uyanmış kime yetişsem "yelek giy bak yeni kalktın, üşütürsün" diye müthiş kuvvetli bir inançla olaya dalıyorum. Malum uykudaki vücut ısısı ile kalkıp ayaklanıncaki farklı oluyor ve onu dengeliyoruz bilimsel açıklamasıyla. Yandaki fotoğrafta dahi üzerinde yeleği var yine. :) Ama bunu yazma sebebim, bu şekilde birini her uyarışımda anneannemi mutlu ediyorum, gururla gülümsetip sıkı bir aferin alıyorum gibi geliyor. 

Nisan ayında 1 sene olacak gideli. Hep çok severdim onu, birine anlatırken veya tanıştırırken tatlı bir gurur duyardım hep; ama ben bile farkında değildim hayatıma bu kadar çok dokunduğunun. 

Ha bu arada, "yelek giy" cümlesine ola ki arada biz gibi "Anneanne üşümüyorum ki" cevabı verirseniz, ona da daima söylediği, yine pek bilimsel ve bir o kadar da duygusal bir cevabı vardı:

"Yavrum üşürsün de üşüdüğünü anlamazsın. Sen giy."

*

11 Şubat 2018 Pazar

Amsterdam'ın En İyi Çorba & Salata Mekanı: Salad Box

Amsterdam'ın masalsı kanalları arasında gezinip şöyle güzelce bir acıktıktan sonra, hem damak tadınıza uygun hem de uçuk fiyatlı olmayan bir şeyler yemek lazım. Uzun zamandır Amsterdam mekanlarını deneye yanıla keşfetmetmeye devam ediyorum ve burası kesinlikle son zamanların en iyisi.

Şehrin merkezi bölgelerinden Herenstraat'ta bulunan Salad Box'tan bahsedeceğim bugün. Mutlaka not alınması gereken bir mekan zira.

5 Şubat 2018 Pazartesi

Yunan Mezeleri: Feta Peynirli Yeşil Biber (Γεμιστές Πιπεριές με Φέτα)

Bu defa çok az malzemeli ama leziiiz mi leziz bir Yunan mezesi ile geldim sayın okur. Bilhassa yaz aylarının en sevilenlerinden "yemistes piperies me feta" yapacağız. Malzemeleriniz büyük ihtimalle şu an buzdolabınızda zaten var; öyle kolay, hızlıca yapabileceğiniz, en Egelisinden bir meze bu. Bir de tarif videosu çektim sizin için yine; dilerseniz tam buraya tıklayarak onu da izleyebilirsiniz.

Malzemeler

Dilediğiniiz sayıda irice çarliston biber 
(kırmızı uzun biberlerle de deneyebilirsiniz) 
 Varsa feta, yoksa sertçe bir beyaz peynir
Bir tutam maydanoz  
Zeytinyağı